Öz
Giriş
Fasiyoliyazis, insanlarda nadir görülen bir paraziter enfeksiyon olup, safra yollarını etkileyebilir ve obstrüktif sarılık ile kolanjitten siroza kadar geniş bir klinik yelpazede bulgu verebilir. Bu çalışmanın amacı, üçüncü basamak bir sağlık merkezinde beş yıl içinde tanı konulan fasiyoliyazis vakalarının klinik, laboratuvar ve radyolojik bulgularını tanımlamak ve ayırıcı tanıdaki yerine dikkat çekmektir.
Gereç ve Yöntem
Elazığ Fethi SekinŞehir Hastanesi’nde 2020–2025 yılları arasında Fasciola hepatica tanısı alan erişkin hastaların dahil edildiği retrospektif bir çalışma yürütüldü. Hastane kayıtları, dosyalar ve taburcu özetleri incelendi. Başvuru anındaki ve birinci ay takiplerindeki klinik, laboratuvar ve radyolojik bulgular SPSS v25 programı ile değerlendirildi. Verilerin dağılımına göre uygun istatistiksel testler uygulandı.
Bulgular
Çalışmaya 26 hasta dahil edildi (ortalama yaş: 51 ± 10,93 yıl; %73’ü kadın). Hastaların çoğu (%61,5) kırsal bölgelerde yaşamaktaydı. %50’sinde karın ağrısı mevcutken, tüm vakalarda eozinofili saptandı. Görüntülemelerde hastaların %69,2’sinde malignite şüphesi oluşmuş, ancak triklabendazol tedavisini takiben lezyonlarda gerileme gözlenmiştir. Tedavi sonrası alkalen fosfataz (ALP), laktat dehidrogenaz (LDH), eozinofil ve lökosit düzeylerinde anlamlı azalma, albümin seviyelerinde ise artış saptandı (p<0,001). Dışkı mikroskopisinde yumurta iki hastada araştırılmış, ancak saptanamamıştır.
Sonuç
Fasiyoliyazis, özellikle eozinofili ve karın ağrısı olan ve kırsal kökenli hastalarda hepatik lezyonların ayırıcı tanısında dikkate alınmalıdır. Klinik şüpheyle birlikte serolojik testler ve görüntüleme yöntemleri erken tanıyı kolaylaştırır. ALP, LDH ve eozinofil düzeyleri tedavi yanıtının izlenmesinde faydalı, invaziv olmayan parametrelerdir.


