Öz
Giriş
Staphylococcus aureus bakteriyemisi (SAB), antimikrobiyal tedavideki gelişmelere rağmen erken dönemde yüksek mortalite ile seyreden ciddi bir enfeksiyondur. Bu çalışmada, erişkin SAB hastalarında 28 günlük mortalite ile ilişkili klinik, laboratuvar ve yönetimsel faktörler değerlendirildi.
Gereç ve Yöntem
1 Ocak 2023 ile 24 Ekim 2024 tarihleri arasında kan kültürlerinde klinik olarak anlamlı SAB saptanan toplam 151 erişkin hasta retrospektif olarak incelendi. Birincil sonlanım noktası 28 günlük tüm nedenlere bağlı mortaliteydi. Bağımsız öngördürücüleri belirlemek amacıyla tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri yapıldı. Modelin ayırt edici gücü, alıcı işletim karakteristiği eğrisi altında kalan alan (AUC) ile değerlendirildi.
Bulgular
Kohortun ortanca yaşı 67 yıl (çeyrekler arası açıklık: 55–78) olup hastaların %60’ı erkekti; %33’ü yoğun bakım ünitesinde izlendi. Genel mortalite %54,3, Yirmi sekiz günlük mortalite ise %40,7 idi. 28 günlük mortalite durumuna göre yapılan karşılaştırmalarda ileri yaş, yoğun bakım ünitesine yatış, nörolojik komorbidite, sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyon, yüksek nötrofil-lenfosit oranı ve serum laktat düzeyi gruplar arasında farklılık gösterirken, ateş ve titreme 28 günlük mortalitesi olmayan hastalarda daha sık görüldü. Odak kontrolü ve ilk 24 saat içinde enfeksiyon hastalıkları konsültasyonu da 28 günlük mortalitesi olmayan hastalarda daha sıktı. Çok değişkenli analizde ileri yaş (olasılık oranı [OR] 1,04; %95 güven aralığı [GA] 1,00–1,09), yoğun bakım ünitesine yatış (OR 6,37; %95 GA 1,85–24,2) ve yüksek serum laktat düzeyi (mmol/L başına OR 1,55; %95 GA 1,08–2,56), 28 günlük mortalitenin bağımsız öngördürücüleri olarak saptandı. Odak kontrolü ve erken enfeksiyon hastalıkları konsültasyonu, düzeltme sonrasında koruyucu yönde eğilim gösterdi. Nihai model iyi ayırt edicilik gösterdi (AUC 0,85; %95 GA 0,75–0,95).
Sonuç
SAB’de erken mortalite, mikrobiyolojik direnç paternlerinden çok konakla ilişkili faktörler ve hastalık şiddeti tarafından belirlenmektedir. İleri yaş, yoğun bakım gereksinimi ve yüksek serum laktat düzeyi erken ölümün en güçlü bağımsız öngördürücüleri olarak öne çıkarken, odak kontrolü ve erken enfeksiyon hastalıkları konsültasyonu düzeltme sonrasında istatistiksel anlamlılığa ulaşmayan koruyucu eğilimler göstermiştir. Bulgular, SAB yönetiminde antibiyotik tedavisinin ötesine geçen, standartlaştırılmış ve multidisipliner bir yaklaşımı desteklemektedir.


